DOĞANIN ÜÇ KURALI

Şinasi KARA

Doğada üç kural vardır.

İnsan-Toplum ve Doğa sürekli sömürülemez.

Sömürülür ise etki-tepki kanunu işliyor ve normal düzene dönülüyor.

1. İnsanı sürekli sömürmek mümkün değildir.

Emek sömürüsü, bir süre sonra ters tepki yapar. Zararı da büyük olur. İşçiye veriminden daha az para öderseniz, verimi düşer. Düşen verim ile ücret eşitlenir.

Bu kural hayatın her sahasında kendini gösteriyor. İnsanlar, başkasının iyi niyetini kötüye kullanarak kar elde edemezler. Ettiğini zan edenler, bir süre sonra tepki ile karşılaşacaktır.

Sistem kendini dengeliyor.

2. Toplum sürekli sömürülemez.

Hindistan tarihi örnektir. İngilizler ticaret yapmak üzere Hindistan’a geldiler. Ticari tekel kurdular. Toplumsal sömürü başladı. 1800’lerde dünya hasılasının yüzde 24 ünü üreten Hindistan, 1940’lara geldiğinde dünya hasılasının yüzde 4 ünü üretir duruma düştü. Bu düşüşün gerisinde İngiliz sömürgeciliği vardı. Üretim o kadar düştü ki, sömürülecek bir şey kalmadı. 1947 yılında İngilizler Hindistan’ı terk etmek zorunda kaldılar.

İkinci örnek Belçika Kongosu dur.

1885 yılında Avrupalılar, Afrika’yı pay ettiler. Kongo, Belçika Kralının payına düştü. Kral, Kongo Halkını öyle kötüye kullandı ki, anlatırken insanın yüreği sızlıyor. Çalışmayanların kolları kesiliyor, kırbaç altında insanlar can veriyor, çocukların parmakları kesilip ana-babaların önüne konuluyor, zulüm ile yapılan üretim sayesinde Belçika zenginleşiyordu. Kongolular kendilerini yeniden üretemez oldular. Nüfus azaldı. Üretim düştü. Zulüm dahi iş görmedi. Kongo özgürlüğünü kazandı.

3. Doğa sürekli sömürülemez.

İnsan yeni fark etti.

Sınırlı kullanımdan doğa memnun.

Ancak, insan yetinmiyor. Doğayı kötüye kullanıyor.

Durum ortada.

Doğa isyan ediyor.

Sonuç;

İnsan-toplum ve doğa sürekli kötüye kullanılamıyor.