Gündoğdu Plajı’nda Neler Oluyor? Zarar mı, İdari Zafiyet mi?

Kamu yararı iddiasıyla kurulan, kurdeleleri büyük umutlarla kesilen sosyal tesislerin bir süre sonra kaderine terk edilmesi ya da krizlerin odağı haline gelmesi yerel yönetimlerimizin en kronik hastalıklarından biridir. Bunun son ve en çarpıcı örneğini, Manavgat Belediyesi tarafından iki yıl önce açılan Gündoğdu Halk Plajı’nda yaşanan “yetki ve işletme” krizinde gördük.

Belediyenin işletmekten vazgeçtiği veya arka plana çekildiği bir alanda, yapım aşamasında sponsor olduğu iddia edilen MASTOB Başkanı Zafer Süral’ın insiyatif alması, ardından Gündoğdu Mahalle Muhtarı’nın “otel adına işgal” iddiasıyla duruma müdahale edip ekipmanları tahliye etmesi ve en nihayetinde Kaymakamlığın “Görevi belediye yapsın” talimatıyla geçici bir sükunetin sağlanması…

Dışarıdan bakıldığında adeta bir yerel yönetim trajikomedisi.

“Zarar Ettik” Gerekçesi Ne Kadar Gerçekçi?

Kamuoyunda fısıltı gazetesiyle yayılan en güçlü iddia, belediyenin bu plajda “zarar ettiği için” işletmeyi açık tutmak istemediği yönünde. Tam bu noktada durup düşünmek ve şu soruları sormak gerekiyor:

Halk plajları ticarethane midir?

Manavgat Belediyesinin asli görevlerinden biri de, vatandaşına denizden, sahilden ücretsiz veya çok uygun şartlarda yararlanma imkanı sunmaktır. Sosyal belediyecilik kar-zarar hesabı üzerinden yürütülemez. Halk plajı bir ticari işletme gibi kâr gütmek zorunda değildir; oradaki kâr, halkın memnuniyeti ve sosyal adalettir.

Diğer plajlar kâr mı ediyor?

Eğer tek gerekçe “zarar” ise, Manavgat Belediyesi’nin işlettiği diğer halk plajları muazzam kârlar elde ettiği için mi açık tutuluyor? Eğer öyleyse, Gündoğdu’da neden doğru bir yönetim modeli kurulamadı? Sorun plajın yerinde mi, yoksa belediyenin işletme vizyonunda mı?

Sponsorluk, İşgal İddiaları ve Kamu Gücü

Krizin bir diğer boyutu ise plaja sponsor olan bir otelcinin, belediyenin çekildiği alanda halka şezlong ve içecek ikramı yapmaya başlaması. İyi niyetli bir “turizmci jesti” gibi sunulan bu durum, mahalle muhtarının  tepkisiyle karşılaşınca “otel adına işgal” tartışmasına dönüştü.

Buradaki en büyük eleştiri şüphesiz Manavgat Belediyesi’ne aittir. Bir belediye, kendi eliyle açtığı, üzerinde kendi tabelası olan bir kamu alanını nasıl olur da bir otelcinin veya muhtarlığın inisiyatif savaşına terk edebilir?

Yetkililerin Suskunluğu Kafaları Karıştırıyor

Olay şimdilik Kaymakamlık müdahalesiyle çözülmüş, top yeniden Manavgat Belediyesi’ne atılmış gibi görünüyor. Ancak halkın kafasındaki şüpheler bulutlanmaya devam ediyor. Yetkili ağızlardan, belediye yönetiminden hala tatmin edici, şeffaf bir açıklama gelmiş değil.

Halk merak ediyor:

Belediyenin açtığı plaja sahip çıkamamasının altında salt bir ekonomik başarısızlık mı yatıyor, yoksa başka dengeler mi var?

Manavgat Belediyesi, Gündoğdu Halk Plajı’nı neden sahipsiz bıraktığını, bundan sonra nasıl bir işletme modeli uygulayacağını ve diğer plajların mali durumunu halka açıkça izah etmek durumundadır.

Sahiller halkındır; belediyelerin görevi ise halkın olanı korumak ve halka hizmet etmektir, devretmek ya da terk etmek değil!

HABER MERKEZİ