Şinasi KARA
Borsa kurtlar sofrasıdır.
Finansal cehalete orada yer yoktur.
Bilgi, borsa yatırımcısını para kaybetmekten koruyabilir. Bu ihtimal, risklerin tamamen ortadan kaldırıldığı anlamına gelmiyor.
Menkul kıymetlerin iki özelliği vardır.
1. Tahviller ve bonolar borç senedi sayılır. Kar-zarar ile işiniz olmaz. Şirketten alacaklısınız. Üzerinde yazılı faizi alacaksınız. Aklınızda bulunsun, tahvillerin bir özelliği vardır. Piyasa faizi arttıkça, değeri düşer.
2. Hisse senedini aldığınız şirkete ortak oluyorsunuz. Ortaklık hukuku geçerlidir. Şirket kar eder ise kardan pay alacaksınız. Şirket zarar eder ise zarara ortak olacaksınız.
Hisse senedi piyasası zor bir piyasadır. Bu piyasada para kaybetmek istemeyenler, aşağıya çıkardığım kurallara mutlaka uymalıdır.
1. Birinci kural şudur. Hiç kimse, hisse senedi piyasasında oluşan fiyat konusunda uzman değildir. Söylenenlere İNANMAYACAKSIN.
2. İkincisi, genel ekonomik konjonktürdür. Yükselen konjonktürde, hisse fiyatları artar. Sektörler de mühim. Kârlılığı artan sektördeki şirketlere talep artar. Talep artışı, borsa endeksine artış olarak yansır.
3. Üçüncüsü piyasa faiz hadleridir.. Piyasa faiz hadleri yükseldiği zaman, endeks düşer. Faizler düşer ise endeks yükselir.
4.Rİski azaltan diğer bir faktör de endeksi oluşturan şirket hisse senetleridir. Hiç bir şey bilmiyorsan buna bak.
5. Şirket bazında dikkat edilmesi gereken,BİLANÇO VE GELİR TABLOSU analizidir. Bu konu uzmanlık ister. Bu makalenin amacını aşar. Ancak, mihenk taşı da vardır.
Kısaca onlara değineceğim:
-Bakacağınız ilk iş şirketin kârlılığı olmalıdır.
Son beş yıl ortalamasına bakınız.
Beş yıllık, yatırılan sermayeye göre kar oranı piyasa faiz hadlerinin üzerinde seyrediyor ise tercih edilebilir. Karşılaştırma yapmak için piyasa faiz hadlerinden, enflasyon oranını düşmek gerekiyor. Ki buna reel faiz diyoruz. Şirketin kârlılığı, reel faizin üzerinde olması şarttır. Reel faizin altında kar veren şirketin hisselerini satmak için zaman gelmiştir.
-Şirket karlı dahi olsa BORÇ/ÖZ ASERMAYE oranı mühim.
Bu oran yıllara göre artıyor ise şirketin karlı olması riski azaltmaz. Oranın sektörel analizi de mühim. Sektördeki ortalama oranının üzerindekiler tercih edilmelidir.
-Kar/Fiyat oranı da mühim.
Çünkü satın alınan fiyat arttıkça oran düşer. Bu oran, reel faizle eşitlendiği noktaya kadar sorun yoktur. Eşit noktada, hissenin fiyatı zirve yapmıştır. Oran, reel faizin altına düşmeye başladığı zaman, hissenin fiyatı düşme sürecine girecektir.
-Gelir tablosunda dikkat edilmesi gereken kural satışların, yıllara göre reel bazda artış gösteriyor olmasıdır. Satışları düşen şirket, piyasada pay kaybediyordur. Piyasa payını kaybeden şirket hisselerini tutmak riski artırır.
-Satışların maliyeti/Toplam satışlar oranına da bakmak lazım.
Bu oran yıllara göre artıyor ise şirkette irrasyonel yönetim başlamıştır. İRRASYONEL YÖNETİM, karların azalmasına neden olacaktır.
Kar azalması, hisse senedi fiyatını düşürür.














