BASINDA “DOĞRU DİL” HAYAT KURTARIR

AGC öncülüğünde düzenlenen “Haber Dili Hayat Kurtarır – İntihar Haberlerinde Doğru Medya Dili” eğitim ve panelinde, intihar haberlerinde kullanılan sensasyonel dil, gereksiz ayrıntılar ve görsellerin oluşturduğu riskler masaya yatırıldı. Uzmanlar, basında sansürün değil etik yayıncılığın esas alınması gerektiğini vurgularken, destek hatlarını ve yardım kaynaklarını öne çıkaran haber dilinin önemine dikkat çekti.

Antalya Gazeteciler Cemiyeti (AGC), 10 Eylül Dünya İntiharı Önleme Günü kapsamında toplumsal duyarlılığı artırmak ve basında etik standartları güçlendirmek amacıyla önemli bir çalışmaya imza attı.

Antalya İl Sağlık Müdürlüğü, Akdeniz Üniversitesi ve Konyaaltı Belediyesi iş birliğiyle Nazım Hikmet Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen “Haber Dili Hayat Kurtarır – İntihar Haberlerinde Doğru Medya Dili” eğitim ve panelinde, intihar haberlerinin kamuoyuna aktarılmasında doğru dilin önemi ve medyanın toplum üzerindeki etkileri ele alındı.

Panelde gazetecilerin haber üretirken etik sorumlulukları, kullanılan başlık ve ifadelerin olası etkileri, görsel kullanımının doğurabileceği riskler ile haberlerde yardım ve destek mekanizmalarının görünür kılınmasının önemi değerlendirildi.

“ÖNCELİK TOPLUMSAL FAYDA”

Panelin açılış konuşmasını yapan Antalya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı İdris Taş, 10 Eylül Dünya İntiharı Önleme Günü’nde yeni bir projeyi daha hayata geçirdiklerini belirterek, organizasyona katkı sağlayan Antalya İl Sağlık Müdürlüğü, Akdeniz Üniversitesi ve Konyaaltı Belediyesi’ne teşekkür etti.

Gazetecilerin kamuoyunu bilgilendirirken etik kurallardan taviz veremeyeceğini vurgulayan Taş, haberin temelinde objektiflik, tarafsızlık, açıklık ve şeffaflığın bulunması gerektiğini söyledi.

Taş, intihar haberlerinde toplumsal faydanın birinci öncelik olması gerektiğine dikkat çekerek, haberlerin dramatik bir dille sunulmaması ve intiharı olumlayan ya da romantikleştiren ifadelerden kaçınılması gerektiğini ifade etti.

Taş, gazetecilerin intihar vakalarını haberleştirirken ölümün bir kurtuluş veya son çare gibi sunulmaması, intihar yöntemlerinin tarif edilmemesi ve olayı gösteren fotoğraf ile videoların yayımlanmaması gerektiğini belirtti.

İntihar yöntemlerinin ayrıntılı biçimde aktarılmasının benzer vakaların artmasına neden olabileceğine dikkat çeken Taş, medya mensuplarının bu konuda daha dikkatli ve özenli davranmasının önemini vurguladı.

KOTAN: “TOPLUMSAL DAYANIŞMA ÖNEMLİ”

Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan da panelde yaptığı konuşmada yerel yönetimlerin yalnızca fiziki altyapı çalışmalarından sorumlu olmadığını belirterek, toplumsal dayanışmanın önemine dikkat çekti.

Kotan, toplumdaki yalnızlığın azaltılması, sosyal hizmetlerin geliştirilmesi ve insanların sorunlarını paylaşabilecekleri güvenli sosyal alanların oluşturulmasının yerel yönetimlerin sorumlulukları arasında bulunduğunu ifade etti.

Bu tür konularda duyarlı olmanın ve gerekli lojistik desteği sağlamanın toplumsal bir sorumluluk olduğunu belirten Kotan, organizasyona katkı sunmaktan memnuniyet duyduklarını dile getirdi.

UZMANLARDAN HAYATİ UYARILAR

Panelin eğitim bölümünde uzman isimler, intihar olgusuna ilişkin bilimsel verileri ve medya haberlerinde kullanılması gereken doğru dili anlattı.

Antalya İl Sağlık Müdürlüğü Bulaşıcı Olmayan Hastalıklar Birimi Psikoloğu Müşerref Sağlam, “İntiharda Risk Faktörleri (Bütüncül Yaklaşım)” başlıklı sunumunda, intihar vakalarının tek bir nedene indirgenmemesi gerektiğini belirtti.

İntihar sonucu ölüm oranının erkeklerde kadınlara kıyasla daha yüksek olduğunu, yaklaşık olarak yüzde 75 erkek ve yüzde 25 kadın dağılımı bulunduğunu aktaran Sağlam; kadınlarda ise yardım kaynaklarına daha esnek ulaşılabilmesi ve yöntem farklılıkları nedeniyle girişim oranlarının daha yüksek olabildiğine dikkat çekti.

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre gençler ile 70 yaş üzerindeki bireylerde intihar riskinin yüksek olduğunu belirten Sağlam, TÜİK verilerine göre Türkiye’de 20-35 yaş grubunun belirgin bir risk grubu olarak öne çıktığını aktardı.

Sağlam ayrıca boşanmış, dul ve bekar bireylerde sosyal destek eksikliği ve izolasyon nedeniyle riskin daha yüksek olabildiğini ifade etti.

“WERTHER ETKİSİ” UYARISI

Akdeniz Üniversitesi Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Nogay Coşkun ise medyanın intihar vakaları üzerindeki olası tetikleyici etkisine dikkat çekti.

Coşkun, literatürde “Werther Etkisi” olarak adlandırılan bulaşıcı veya taklitçi davranış olgusuna dikkat çekerek, medyanın etik yayıncılık ilkelerine uymasının hayati önem taşıdığını vurguladı.

Dünya genelinde her yıl 700 bin ile 800 bin kişinin intihar nedeniyle yaşamını kaybettiğini belirten Coşkun, medya kuruluşlarının haberleri hazırlarken kullanacağı dilin ve vereceği bilgilerin taşıdığı sorumluluğa dikkat çekti.

ARAŞTIRMALARDA DİKKAT ÇEKEN SONUÇLAR

Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Nogay Coşkun, Türkiye’de yapılan araştırmaların medya dilindeki sorunları ortaya koyduğunu belirtti.

2016-2017 yıllarında 115 haber üzerinden yapılan araştırmada; haberlerin yüzde 80’inde yönteme ayrıntılı biçimde yer verildiği, yüzde 94’ünde “intihar” kelimesinin manşette kullanıldığı ve yalnızca yüzde 0,9’unda yardım kanallarının gösterildiği tespit edildi.

2022-2024 yıllarını kapsayan 456 haberlik araştırmada ise pandemi sonrasında etik ihlallerin arttığına dikkat çekildi. Coşkun, 456 haber içerisinde kriz anındaki bireyler için destek hattının yalnızca bir haberde, yani yüzde 0,2 oranında paylaşıldığını belirtti.

Bu verilerin, medya kuruluşlarının intihar haberlerindeki yaklaşımını yeniden değerlendirmesi gerektiğini ortaya koyduğu ifade edildi.

SANSÜR DEĞİL, ETİK YAYINCILIK

Panelde özellikle “basında sansür” ile “etik yayıncılık” arasındaki fark üzerinde duruldu.

Amaçlanan yaklaşımın haberlerin kamuoyundan saklanması değil, toplum yararı gözetilerek doğru biçimde aktarılması olduğu vurgulandı.

Gazetecilerin intihar haberlerinde dikkat etmesi gereken temel ilkeler şöyle sıralandı:

Nötr dil: Ölümü romantikleştiren, olumlu anlam yükleyen veya olayı yücelten ifadeler yerine nötr ve gerçekçi bir dil kullanılmalı.

Dramatizasyondan kaçınma: Sansasyonel, duygusal sömürüye dayalı ve olayı büyüten başlıklar yerine, sorunun toplumsal boyutuna dikkat çeken ve yardım kaynaklarını görünür kılan yapıcı başlıklar tercih edilmeli.

Gereksiz ayrıntılardan uzak durma: Olayın yöntemi ve mekânına ilişkin ayrıntılara yer verilmemeli.

Görsel hassasiyeti: Olayı açık biçimde gösteren fotoğraf ve videolar kullanılmamalı.

Uzman görüşü: Olayın ayrıntıları yerine uzman değerlendirmelerine yer verilmeli.

Umut ve destek: Yalnızlık hissini kırabilecek, yardım alınabileceğini gösteren umut verici örneklere ve kriz destek hatlarına haberlerde yer verilmeli.

“HABER VE ETİK AYRILAMAZ”

AGC Başkanı İdris Taş, gazetecilikte haber ve etik kavramlarının birbirinden ayrı düşünülemeyecek unsurlar olduğunu belirterek, intihar haberlerinde evrensel etik standartların çok daha fazla önem kazandığını ifade etti.

Taş, gazetecinin topluma bilgi aktarırken etik ilkeleri gözetmesi; doğru, açık, güvenilir ve şeffaf olması gerektiğini belirtti.

Özellikle intihar haberlerinde toplumsal faydanın ön planda tutulması gerektiğini vurgulayan Taş, medya mensuplarının kullandığı her kelimenin ve tercih ettiği her görselin sorumluluk taşıdığını söyledi.

ORTAK MESAJ: “DOĞRU DİL HAYAT KURTARIR”

Nazım Hikmet Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen panelde uzmanlar, gazeteciler ve yerel yönetim temsilcileri tarafından verilen mesajların ortak noktasını etik ve sorumlu habercilik oluşturdu.

Panelde, intihar haberlerinin kamuoyundan gizlenmesinin değil, doğru biçimde haberleştirilmesinin esas olduğu vurgulandı.

Medyadan beklenenin olayları sansasyon haline getirmek değil; toplumsal farkındalığı artırmak, yanlış algıların önüne geçmek, mahremiyete saygı göstermek ve ihtiyaç duyan kişilerin yardım kaynaklarına ulaşmasını kolaylaştırmak olduğu belirtildi.

AGC’nin öncülüğünde gerçekleştirilen “Haber Dili Hayat Kurtarır” paneli, gazeteciliğin toplumsal sorumluluğuna dikkat çekerken, özellikle hassas konularda kullanılan doğru ve etik dilin önemini bir kez daha ortaya koydu.

Panelin ana mesajı ise netti: Basında doğru dil yalnızca doğru habercilik değil, aynı zamanda toplumsal sorumluluktur.

Haber Merkezi