Kırım’ın 82 Yıllık Dinmeyen Sancısı: Antalya’da Tarihi ve Güncel Gerçekler Haykırıldı

Ukrayna’nın Antalya Başkonsolosu Bohdan Konopyastıy ve ilgili sivil toplum kuruluşu Manavgat Şubesi Başkanı Dr. Diğdem Başak Başkır Çalışkan, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı’nın 82. yıl dönümü vesilesiyle ortak bir basın açıklaması düzenledi. Konsolosluk binasında gerçekleştirilen açıklamada, 82 yıl önce yaşanan insanlık dramı anılırken, Rusya’nın günümüzdeki Kırım politikaları ve hak ihlalleri sert bir dille eleştirildi.

Toplantıda söz alan Dr. Diğdem Başak Başkır Çalışkan, hem tarihi trajediyi hem de Kırım’da bugün yaşanan baskıları içeren çarpıcı bir konuşma gerçekleştirdi.

“Nüfusun Yüzde 46’sı Hayvan Vagonlarında Yok Edildi”

Konuşmasına 18 Mayıs 1944’te yaşanan demografik yıkıma dikkat çekerek başlayan Dr. Diğdem Başak Başkır Çalışkan, yapılan uygulamanın uluslararası hukukta doğrudan bir soykırım olduğunu belirtti. Çalışkan, şu ifadeleri kullandı:

“Bundan tam 82 yıl önce, eli silah tutan Kırım Tatar erkekleri Kızıl Ordu saflarında cephede savaştığı sırada; geride kalan yaşlı, kadın ve çocuklar hayvan vagonlarında zorunlu göçe tabi tutulmuştur. Karanlık ve havasız vagonlarda, en temel insani haklardan mahrum bırakılarak günlerce süren bu yolculuklar; açlık, susuzluk ve perişanlık neticesinde Kırım Tatar halkının nüfusunun yüzde 46’sının hayatını kaybetmesine yol açmıştır. Bu trajik bilanço, modern hukukun ve insanlık vicdanının asla kabullenemeyeceği bir demografik yıkımın belgesidir.”

“Kırım Bugün Bir Açık Hava Hapishanesidir”

Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından Kırım Tatarlarının kendi imkânlarıyla anavatanlarına dönerek yeniden kök saldığını ancak bu sürecin 2014’teki Rus işgaliyle ağır bir darbe aldığını ifade eden Dr. Çalışkan, yarımadanın bugünkü durumunu şu sözlerle aktardı:

“Kırım Tatar Millî Meclisinin (KTMM) Vladimir Putin yönetimindeki Rusya tarafından yasaklanmasıyla Kırım, adeta bir ‘açık hava hapishanesine’ dönüştürülmüştür. Bugün Kırım’daki toplam 351 siyasi mahkûmun 181’ini Kırım Tatarları oluşturuyor. Soydaşlarımız bölge nüfusunun yalnızca yüzde 10’unu oluşturmasına rağmen, siyasi mahkûmların yüzde 55’inin Kırım Tatarı olması baskının boyutunu kanıtlamaktadır. Üstelik bu tutukluların 60’ı kadındır. Rusya, bu sistemli baskılar nedeniyle halkın en doğal hakkı olan matem günlerini anmasına dahi tahammül edememektedir.”

Konuşmasını kararlılık mesajıyla bitiren Dr. Çalışkan, “Kırım Tatar halkının muhaceretteki temsilcileri olarak millî kimliğimizi ve haklarımızı savunmaktan asla vazgeçmeyeceğiz. Sürgün şehitlerimizi rahmet, minnet ve sarsılmaz bir bağlılıkla anıyoruz. Unutmadık, unutmayacağız!” dedi.

Başkonsolos Konopyastıy’dan 19 Mayıs Vurgusu

Ortak açıklamada söz alan Ukrayna Antalya Başkonsolosu Bohdan Konopyastıy ise Türkiye Cumhuriyeti’nin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutlayarak Türk milletinin bağımsızlık mücadelesi ile Kırım halkının özgürlük arayışı arasında anlamlı bir bağ kurdu.

Başkonsolos Konopyastıy, “Türkiye’nin bağımsızlık mücadelesinin başlangıcını simgeleyen bu anlamlı tarih; özgürlük, insan onuru ve halkların kendi geleceğini belirleme hakkı için verilen mücadelenin önemini bizlere bir kez daha hatırlatmaktadır. Bugün Ukraynalılar ve Kırım Tatarları da kendi özgürlüğü ve vatanlarında özgür yaşama hakkı için omuz omuza mücadele etmektedir” diyerek sözlerini tamamladı.

Ayşegül Ada Şenbaş /Haber