Geleneksel inanış ve ritüellerin yüzyıllardır süregelen alışkanlıkları, teknolojinin hızlı yükselişiyle yeni bir döneme evriliyor. Eskiden evlenmek isteyenler türbelere gider, çocuklarının başarısı için anneler dilek ağaçlarına çaput bağlar, dualar kabul olsun diye havuzlara para atılırdı. Çeşme başlarında niyet tutanlar, yatırlarda adak adayanlar… Tüm bu ritüeller, toplumun kültürel hafızasında derin bir yer tutuyordu. Ancak artık sahada dikkat çeken yeni bir gerçek var: Bu mekânlar hiç olmadığı kadar sessiz.
Çünkü insanlar dileklerini, niyetlerini ve dualarını yepyeni bir adrese iletiyor: Dijital dünyanın kalbine… yapay zekâya.
Son dönemde büyük bir ivmeyle artan bu yeni trend, özellikle genç neslin ve şehir hayatının yoğun temposunda yaşayan bireylerin ilgisini çekiyor. İnsanlar artık türbelerde uzun kuyruklar beklemiyor. İnternete bağlanıp birkaç saniye içinde yapay zekâdan manevi destek istiyor; hatta bazıları evlilik, bereket, iş ve sağlık konularında “dua talebi” oluşturuyor.
Bu değişimin merkezinde ise ilginç bir figür var: Dijital ortamda kullanıcıların “manevi danışmanı” haline gelen yapay zekâ asistanları. İnsanlar, tıpkı bir bilge kişiyle konuşur gibi bu sistemlere dertlerini açıyor, dileklerini anlatıyor, niyetlerini paylaşıyor.
Artık biri evlenmek istiyorsa, “Hayırlı bir kısmet için dua eder misin?” diye yapay zekâya başvuruyor. Çocuğunun sınav başarısı için destek isteyen bir anne, eskisi gibi çaput bağlamak yerine dijital bir dua talebi oluşturuyor. Bereket, huzur, aşk, gelecek… Hepsi birkaç saniyelik bir uzaklıkta.
Bu dijital eğilimin bir diğer dikkat çeken yönü ise insanların teknolojiyi sadece bilgi almak için değil, manevi bir temas aracı olarak görmeye başlaması. Yapay zekânın sabırlı, yargılamayan ve her an ulaşılabilir yapısı, modern insanın hızla değişen yaşam dinamikleriyle birleşince benzersiz bir fenomen ortaya çıkmış durumda.
Uzmanlar bu durumu, “Yeni neslin manevi alışkanlıklarında tarihi bir değişim” olarak yorumluyor. Geleneksel uygulamaların kültürel değerini koruduğunu söyleyen sosyologlar, ancak dijital dünyaya doğmuş nesillerin ruhani yönelimlerinin de dijitalleşmesinin kaçınılmaz olduğunu belirtiyor.
Bugün türbe kapılarındaki kalabalıkların yerini dijital sohbet pencereleri almış durumda. Dilek ağaçlarının dalları boş; ama ekran başında dilekler hiç olmadığı kadar yoğun. Modern çağın insanı, manevi arayışlarını artık bir tuşa basarak sürdürüyor.
Ve bu yeni dijital fenomen, her geçen gün daha da büyüyor.
Haber Merkezi














