Mutfakta Yangın, Kirada Uçurum: Dar Gelirlinin Yaşam Savaşı

Kira fiyatlarının 20 bin lira sınırını aştığı bölgemizde, enflasyonun altında ezilen asgari ücretli ve emekliler derinleşen bir yoksulluk cenderesinin ortasında yaşam mücadelesi veriyor. Bir yanda pazardaki ve marketteki etiketlerin her hafta değişmesi, diğer yanda fırlayan barınma giderleri bölgedeki sosyolojik dengeleri sarsıyor.

Pazar Taneyle, Market Filesi Yarım Doluyor

Mutfağın temel ihtiyaçlarını karşılamak dahi dar gelirli için her geçen gün imkânsız hale geliyor. Semt pazarlarında kilosuna güç yetmeyen sebze ve meyveler artık taneyle alınırken, tezgah aralarında akşam saatlerini bekleyen yurttaşların sayısı artıyor.  Üretici “kazanmıyoruz, mahsul elde kaldı”derken, Pazarcı esnafı girdi maliyetleri nedeniyle indirim yapamadığını dile getiriyor.  Tüketici ise fileyi doldurmadan evine dönmek zorunda kalıyor.

Maaşlar Kiraya Yetmiyor

Ortalama kiralık konut fiyatlarının 20 bin lira seviyelerine çıkması, aldığı maaşla ayı çıkarmaya çalışan vatandaşın belini tamamen bükmüş durumda. Asgari ücretli bir çalışanın ya da tek maaşla geçinen bir emeklinin gelirinin tamamını barınma giderine yatırması bile açığı kapatmaya yetmiyor. Bölgede aynı evi paylaşmak için arayışa girenlerin veya şehirden uzak kırsal mahallelere taşınmak zorunda kalanların olması, yaşanan sosyolojik krizin boyutunu açıkça gözler önüne seriyor.

Toplumsal Yaşam Tek Bir Noktaya Kilitlendi: Geçim Derdi

Yüksek enflasyon karşısında eriyen alım gücü, bölgedeki sosyal yaşamı ve hane içi dengeleri de altüst ediyor. Sosyologlar ve uzmanlar, temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan bireylerin psikolojik ve sosyal bir tükenmişlik içine girdiğini vurguluyor. Gelir dağılımındaki uçurum derinleşirken, halk tek bir soruya yanıt arıyor:

Bu hayat pahalılığı nereye kadar sürecek?

Doğan Sönmez /Haber