Manavgat, yıllardır profesyonel lig hasretiyle yanıp tutuşan, sporu ve futbolu tutkuyla seven, potansiyeli yüksek dev bir ilçe. Nitekim TFF 3. Lig temsilcisi Alanya 1221 FK’nın yarışmacı haklarının devralınarak kulübün “Manavgat FK” adıyla profesyonel ligde mücadele edeceği haberi gündeme düştüğünde, bu kentin sokaklarında heyecan ve sevinç rüzgarları esti. Tribün sevdalılarından esnafına, gencinden yaşlısına herkes 3. Lig coşkusuna kilitlendi.
Ancak bu heyecan çok kısa sürdü. Belediye Başkan Vekili’nin son açıklamasıyla, aylardır umutla takip edilen bu hayalin “anlaşılamayarak” fiyaskoyla sonuçlandığı duyuruldu. Liglerin başlamasına ramak kala yapılan bu açıklama, Manavgat kamuoyunun kursağında acı bir tat bıraktı.
Şimdi sormak gerek:
Hani nerede kaldı o her fırsatta dile getirilen “Ortak Akıl”?
Söylemde “Manavgat’ı ortak akılla yöneteceğiz” diyen anlayış, ne yazık ki uygulamada yine bildiğini okuyan, kapalı kapılar arkasında süreç yürüten ve başarısızlık yaşanınca da topu taca atan tek taraflı bir tutuma büründü.
Sözkonusu süreç kimlerle yürütüldü?
Hangi şartlar konuşuldu, masaya hangi maddeler koyuldu?
Pazarlıklar sürerken spor taban birliklerinin, Manavgat’ın spor insanlarının, basın mensuplarının ya da kent bileşenlerinin fikri alındı mı?
Anlaşma sağlandı derken, ne oldu da bir anda masa devrildi?
Kamuoyu bu soruların hiçbirine yanıt alamadı.
Şeffaflık ilkeleri çiğnendi, süreç adeta bir kapalı kutu içinde yürütüldü. Eğer ortada bir “ortak akıl” olsaydı; süreç şeffafça paylaşılır, kentin tüm dinamikleri taşın altına elini koyar ve belirsizlik yerine çözüm üretilebilirdi.
Gelinen noktada görüyoruz ki, Manavgat halkının ağzına sadece bir parmak bal çalınmıştır. Fakat ne yazık ki o bal tatlı değil, fazlasıyla acı çıkmıştır.
Profesyonel lig hayalleriyle oynanan, beklentileri yükseltilip ardından büyük bir sessizlikle belirsizliğe itilen Manavgat halkı bunu hak etmemektedir.
Belediye yönetiminin basiretsiz ve iletişimsiz tutumu, kentin spordaki geleceğine darbe vurmuştur.
Manavgat’a düşen, idarecilerin kapalı kapılar ardındaki yönetme biçimini sorgulamak ve “ortak akıl” masalının ardındaki gerçeklerle yüzleşmektir.










