Şinasi Kara
Osmanlı’nın çökmesi ile ilgili pek çok teori üretildi. Tüm teorilerin altında ekonomik neden yatıyor. Osmanlı, sanayi devrimini kaçırdı, sanayileşen Batı karşısında tutunamadı. Yıkıldı.
Sanayi toplumuna dönüşmek için iki şart var. Bu iki şartı yerine getiremeyen toplum sanayi üretim aşamasına geçemez. Birinci SERMAYE BİRİKİMİ, ikincisi ise TOPLAM TALEP dir.
Batı, Osmanlıyı yıkmak için Toplam Talebi kullandı. Toplam talep, ekonomideki üretim biriminin mutlak büyüklüğünü belirliyor.
Talep yetersiz kalınca, sermaye olsa dahi, üretim yapılamıyor. Örneğin Kuveyt. Petrol satışı nedeniyle yeterli sermayesi var. Ancak, otomobil üretemiyor. Nedeni toplam talepten kaynaklanıyor. Kuveyt’de oluşan talep, ortomobil üretimi için yeterli gelmiyor.
Benzer durum Libya için de gerçekleşti. Libya’nın efsanevi Lideri Kaddafi toplumu sanayileştirmek için çok uğraştı. Fabrikalar kurdu. Ancak, işlemedi. İşleyemezdi, çünkü Libya’nın toplam talebi yeterli değildi.
Bu ekonomik gerçeği ilk farkeden İngiltere Başbakanı Benjamin Disraeli(1804-1881) olmuştur. Başbakan Disreli 1870 yılında İngiliz Parlamentosuna şöyle sesleniyordu.
”Osmanlı İmparatorluğunda, sanayi kurmak için yeterli talep var. Çok geçmeden sanayi toplumuna dönüşebilir ve sanayi üretimine dayalı İngiliz Emperyalizmine rakip olabilir. Osamnlı yıkılmalı ve küçük devletlere bölünmeli. Bölünen devletlerin hiç birisi yetersiz talep nedeniyle sanayileşemez…” diyordu.
Dedikleri de gerçekleşti. Osmanlıyı böldüler. 32 devlet çıktı. Türkiye hariç hiç birisi sanay üretim aşamasına geçemedi. Geri kaldılar. Türkiye’nin ilerlemesini önlemek için ”toplam talebi azaltma=bölme siyaseti” devam ediyor.











