Loading Manavgat'ın Sesi Gazetesi
Hüseyin Özcan

GÜZEL ŞEYLER İLGİ İSTEMEZ

huseyinozcan@manavgatinsesi.com

Güzel şeyler ilgi istemez oysa bizler dikkat çekmek için yaşıyoruz.Her şey ‘’ben buradayım’’ demek için var.Bir an görmezden gelinsek yağmurda şemsiyesiz adam gibi kalakalıyoruz.Kendimiz olarak kalmak bile bize acı veriyor.Birilerine benzemeliyiz mesela bir sanatçıya veya bir film yıldızına,bu bile bizim için bir ayrıcalık oluyor ve başlıyoruz başkası üzerinden kendimizi anlatmaya; ‘’hani şu falan ünlü var ya, beni ona benzetiyorlar!’’  bir an durup düşünmüyor, peki onu sana niye benzetmiyorlar? Çünkü sende bir nane yok, kalabalık etmekten başka bir işe yaramıyorsun.Pirinçteki taş gibisin, parazit olmaktan başka bir iş yapmıyorsun.

İnsanlık beğenilme isteğiyle,eleştirilme korkusu arasına sıkışıp kalmış durumda,rahat değil.Bir şeylerin ardına saklanma gayreti ve bir şeylerin desteğine ihtiyaç duyma acizliği arasında bocalıyor.Olanı gösterme hevesiyle yapılan savurganlıklar bir yanda  olmayana ulaşma çabası bir yanda,arada korkunç uçurum.Kuş sürüleri gibi ayrışmış ve ayrıştırılmış bir toplum.Mahremiyetin ortadan kalktığı ve her şeyin ulu orta yaşandığı bir ortamdan bahsediyorum.Yokluğun üzerini gece karanlığı bile örtemezken varlık tüm haşmetiyle kendini açık ediyor.Yasalar bile buna göre düzenlenmiş; birilerine ‘’sen dur,bekle!’’derken diğerlerine yol veriyor.Eşitlik secdede hissediyor bir tek, başını kaldırınca kayboluyor.Mezarlıklar  gösteriş kokuyor, orada bile görüyorsun sınıf farkını. Granitten yüksek mezarların üzeri altın varak yazılarla süslü olsa da istinasız hepsinde ölüm tarihleri yazmakta.Bütün o övünmeleri gösteriş ve şatafatı boşa çıkaran,değersiz kılan o tek satır.

Bazen düşünüyorum insanın öleceği tarih önceden bilinse ve kimliklere doğum tarihinin hemen altına mezar taşlarında olduğu gibi ölüm tarihleri yazılsa ne olurdu.Kimliğimizi uzattığımız memur önce kimlikte yazan vatandaşlık numarasına mı yoksa ölüm tarihine mi bakardı?Öleceği tarih yakınsa ‘’senin zaten çok bir vaktin kalmamış’’ deyip trafik cezası yazmadan gönderir miydi?Ya da biz kuralları çiğnemeye yine de devam edebilir miydik?Daha basitçe aynı insan olarak kalabilir miydik?Karşılaştığımız insanlara ilk olarak ne sorardık, Ne işle meşgulsün mü derdik, yoksa kaç günün kaldı mı?

Telefonumuza hemen her gün ölen insanların mesajları geliyor. Mezarlıklar hep kalabalık,boş kalmıyor.Katıldığımız cenaze merasimleri iş gezileri gibi; ne matem havası var, ne gözyaşı ne de ibret alıyor gibi bir halimiz.Merhumun üzerine toprağı atan yanındakiyle sohbete kaldığı yerden devam ediyor.Hocanın okuduğu anlaşılmıyor uğultudan.Sonra dua kısmına geçiliyor.Eller havada devam ediyor sohbet.Bu arada hoca duayı çok uzatırsa homurdanmalar  başlıyor.Ölen öldüğüyle kalıyor;kalabalık cenaze sahibine görünüp kayboluyor.Sohbet edecek adam arayan kabristana gitsin.Parası olan yatırımını mezarlıkta yapsın.Matem havasından uzaklaşmak isteyen, biraz kafa dağıtmak isteyen mezarlığa gitsin.Bu arada eline bir mersin dalı almayı da unutmasın.

Her şeyin içini boşalttık.Anlamlı bir şey kalmadı.Her şey göstermelik ve ruhsuz; gülüşlerimiz ise yapmacık, neşeden yoksun.Hislerimizi ve hassasiyetimizi kaybediyoruz gün geçtikçe.Samimiyetten uzaklaşıyoruz.Her şey formaliteden yapılıyor ve yüreklere temas etmiyor.Düğünlerde göstermelik takılan takılar çoğu zaman düğünden sonraki gün kuyumcuya geri veriliyor. ‘’El alem ne der’’ endişesiyle abuk subuk saçma sapan işler oluyor.Şu gelinle damadın fotoğraf çekimlerine ne demli.Düğün öncesi mobilya kavgaları, altın gram hesapları ve karşılıklı restleşmeler sonunda mutluluk pozları veriliyor.Sanki resim çekilince mutluluk kalıcı mı oluyor.O zaman bu boşanmalar neden oluyor?Resimler bir şeyi ölümsüz kılıyorsa resim çekilen insanlar dünya döndüğü sürece yaşamalıydı.Plakaların üzerine yapıştırılan ‘’Evleniyoruz-Mutluyuz’’ yazıları da pek gerçeği yansıtmıyor.Aslında ‘’Boşanmak üzere evleniyoruz’’ daha gerçekçi olurdu.Diyorum ya her şey göstermelik,bir ilizyon bir kandırmaca.

Mutluluğu eşyaya takıya bağlamayın gönlünüzde yaşayın ki, siz var oldukça var olsun.Altın insanı mutlu etseydi kuyumculardan mesut inan olmazdı.Sorun bakalım geceleri rahat bir uyku uyuyabiliyorlar mı?

Aşık Veysel’in ‘’güzelliliğin beş para etmezdi bendeki aşk olmasa’’ dediği gibi bu hayatta değerli olan  her ne varsa unutmayın değerini sizden alıyor.Gerçekte kimseniz öyle kalın, başkalarının görmek istediği kişi değil. Bu dünyada herkesin anlaşabileceği birileri vardır ama önce siz kendinizle anlaşmaya bakın.Siz kendinize katlanabiliyorsanız başkaları da katlanacaktır.

Günün Sözü: Üzüntüsü sahte olanın ağlaması gösterişli olur. (TOLSTOY)

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

GÜZEL ŞEYLER İLGİ İSTEMEZ

2019-08-26 06:32:22

HEP SONRADAN SONRADAN

2019-05-31 07:32:09

Paspasın Altındaki Anahtar

2019-05-21 06:42:39

KUYUYA TAŞ ATAN ÇOCUKLAR

2019-02-01 07:24:26

ANLATACAK NEYİNİZ VAR

2019-01-15 07:09:36

GÜL MÜ KAKTÜS MÜ

2018-12-04 05:42:28

YİNE YENİDEN KALDIĞI YERDEN..

2018-09-29 02:43:33

KADINLAR VE AYAKKABI

2018-09-08 03:05:07

DÜNYADA CENNET HAYATI

2018-09-04 03:25:00

GARİP ZAMANLAR

2018-08-07 03:36:34

HAYATA DOKUNUN

2018-07-26 04:03:42

MODERN KÖLELİK

2018-07-24 07:24:27

RUHUN SİNEĞİ

2018-06-26 06:39:42

BEŞ PARALIK ADAMLAR

2018-05-02 05:11:08


+19
°
C
H: +22°
L: +18°
Manavgat
Çarşamba, 24 Ekim
7 Günlük Hava Tahmini
Sa Pe Cu Ct Pz Pt
+20° +20° +20° +18° +21° +22°
+19° +17° +16° + + +10°

GÜNCEL HABERLER