Loading Manavgat'ın Sesi Gazetesi
Hüseyin Özcan

DÜN geçmişin son günü, BUGÜN geleceğin ilk günüdür

huseyinozcan@manavgatinsesi.com

Mutsuzluklarımızın çoğu geçmiş kaynaklıdır.Toplum olarak geçmişten bir türlü kopamıyoruz.Bir çok kötü deneyimler yaşamış ve  çok büyük acılar çekmiş olabiliriz.Görmezden gelinmiş,sözlerimiz kulak arkası edilmiş ve isteklerimiz yok sayılmış olabilir.Bütün bu olumsuzlukları herkes hayatının bir döneminde yaşamak zorunda.Niye ‘’zorunda’’ diyorum çünkü sonsuza kadar çocuk kalamazsınız.İnsanlar sürekli sizi alttan almaz, hatalarınızı hoş görmez ve sizin yerinize düşünme zahmetine girmez.Bazen menfaatler çatışır ve bazen de basit yanlış anlamalar ve anlaşılmalar olabilir.Bütün bunlar herkes için oğlan şeylerdir.Kimileri  bunları arkasında bırakıp güçlenerek yoluna devam ederken kimileri ise orada kalıyor ve kendisine haksızlık yaptığını düşündüğü kişilerle kavgasını sürdürüyor.Karşısındaki insanın hatasını kabul etmesi yetmiyor,özür dilemesi sorunu çözmüyor.İlk küçük tartışmada geçmiş tekrar dökülüp indiriliyor ve hiç konuşulmamışçasına tekrar masaya yatırılıyor.Tabi sürekli bu psikolojideki bir insan çevresini de mutsuz ediyor.Aynı espriye iki defa gülmediği halde aynı  acıdan yıllarca beslenebiliyor.Aslında bu kişinin güzel zamanları da oldu fakat sürekli kötü olanları hatırlıyor,işte karamsarlık ve depresyon hali böyle bir şey. Şimdi kendinizi bir gözden geçirin ve depresyonda olmadığınızdan emin olun.

Bir de sürekli gelecekle ilgilenenler vardır.Sürekli hesap yapan, kurnazlık düşünen; kimi zaman arsız kimi zaman da yüzsüz olabilen tipler.Aslında onları bu davranışa iten şey kaygılarıdır.Çünkü gelecek herkes için bir gizemdir.Hiç bir şey kesin değildir.Neyle karşılaşacağınızdan asla emin olamazsınız.Karun’un hazinesine de sahip olabilirsiniz,sefalete de düşebilirsiniz.Belki masallardaki gibi yakışıklı bir prensten kurbağaya dönüşmezsiniz fakat bir gün kurbağa kadar değersiz biri olabilirsiniz.Birçok insan bu belirsizlikle baş edemez. Kaygıları ve evhamları çok olur; rahat edemez.Güzel bir uyku çekemez.Parasını keyifle harcamak yerine biriktirmeyi düşünür.‘’ya gelecek benim için kötü olursa’’ düşüncesiyle hazırlık yapar ve kendice tedbirler alır.Tabi tedbirli olmak kötü bir şey demiyorum;yanlış anlaşılmasın fakat tedbir alayım derken gelecekteki yaşayacağınız sefaleti bugüne taşımayın diyorum.Nice parası olan insanlar biliyorum bu evhamları sebebiyle bankada paraları birikirken kendisi sefalet içinde yaşamaya devam ediyor.Bu sebeple  her şeyi vaktinde, abartmadan ve olması gerektiği şekilde yaşayın ve gelecekle fazla ilgilenmeyin.İnsan hayatının ortalama yetmiş sene olduğunu düşünürsek gelecek öyle sanıldığı kadar uzun boylu değil.Belki gelecek size geldi ve  yarın selanız verilecek.Belki yaşlanmadan yatağa düşüp müşkil kalacaksınız.Her şeyin çok hızlı değiştiği günümüzde ben geleceğe fazla inanmıyorum.Gelecek diye bir şey yok.Her şey bir anda olup bitiyor ve siz geçmişte kalıyorsunuz.

Bir de yetmiş seneyi yedi yüz seneye uzatanlar vardır.Diğer bir ifadeyle yetmiş senelik ömre yedi yüz senelik mutluluk sığdıran insanlar.Yaşadığı her anın farkında olan,gülebilmek için karşısına çıkan hiçbir fırsatı kaçırmayan ve gönül almayı bilip bir gönle girmeyi başarabilen insanlar.Onlar da  ölümün kaçınılmaz olduğunu biliyorlar fakat ölüm onlar için acı ve gözyaşı çağrıştırmıyor.Çünkü onlar biliyor ki,mutlu ölmenin yolu mutlu yaşamaktan geçer.Dua almaktan geçer,Allah’a kul olmaktan geçer,çalışıp tevekkül etmekten geçer.

Hayata nasıl bakarsanız hayat size öyle bakar.Hayat yaşayan bir canlıdır, size bakar ve sizinle konuşur; tıpkı insan gibi.Ona güzel bakarsanız o da size güzelliklerini sunar.Ona korkuyla bakarsanız sizi korktuklarınızla baş başa bırakır.Ona gülerseniz kahkahalarını duyabilirsiniz fakat ağlarsanız size mendil uzatmaz.

Alcatraz kuşçusu filminde müebbet cezaya çarptırılmış mahkum kaldığı hapishaneden diğer hapishaneye nakledilirken rıhtımda kendisini bekleyen gazetecilerle arasında küçük bir konuşma geçer ve gazetecilere şunu söyler: ‘’Ben bir bulutun hacmini hesaplayarak bile çok güzel zaman geçirebilirim’’ Hapishanedeki insan bile mutlu olabiliyorsa siz niye mutsuzsunuz bunu kendinize sorun. Sürekli geçmişe dönerseniz depresyona girersiniz,gelecekle çok ilgilenirseniz kaygılarınız artar ve anı yaşarsanız mutlu olursunuz…

GÜNÜN SÖZÜ: Geçmişi bir kitap gibi kullanın, eviniz gibi değil. (R. Wilkins)

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

GÜL MÜ KAKTÜS MÜ

2018-12-04 05:42:28

YİNE YENİDEN KALDIĞI YERDEN..

2018-09-29 02:43:33

KADINLAR VE AYAKKABI

2018-09-08 03:05:07

DÜNYADA CENNET HAYATI

2018-09-04 03:25:00

GARİP ZAMANLAR

2018-08-07 03:36:34

HAYATA DOKUNUN

2018-07-26 04:03:42

MODERN KÖLELİK

2018-07-24 07:24:27

RUHUN SİNEĞİ

2018-06-26 06:39:42

BEŞ PARALIK ADAMLAR

2018-05-02 05:11:08

AŞIK MISINIZ BAĞIMLI MI…

2018-03-12 06:56:01

KELEBEK

2018-02-15 03:57:47

ACI OLAN KAHVELER DEĞİL    

2017-07-08 06:18:53

TRANSPARAN HAYAT

2017-04-12 04:42:49

HAYATIN MAYASI

2017-03-04 03:58:36

DÜŞÜNCEDE SEYAHAT..

2017-01-30 02:57:33


+19
°
C
H: +22°
L: +18°
Manavgat
Çarşamba, 24 Ekim
7 Günlük Hava Tahmini
Sa Pe Cu Ct Pz Pt
+20° +20° +20° +18° +21° +22°
+19° +17° +16° + + +10°

GÜNCEL HABERLER