Hüseyin Özcan

GEMİ SU ALIYOR YANGIN TÜPLERİNİ HAZIR EDİN

huseyinozcan@manavgatinsesi.com

Titanik o tarihe kadar dünyanın gördüğü hareket edebilen en büyük kütleydi. Yüksekliği 53 metreydi. Bir dairenin yüksekliğinin dört metre olduğunu göz önüne alırsak yaklaşık on üç katlı bir bina yüksekliğindeydi.269 metre uzunluğunda,28 metre eninde ve elli iki ton ağırlığındaydı. Batması bile iki saat kırk dakika sürmüştü. Gemi batarken orkestra çalmaya devam ediyordu. Amaç insanları yatıştırmaktı belki fakat işe yaramamıştı çünkü er ya da geç gemi sulara gömülecekti ve bir an önce o filikalardan birine binilmeliydi. Yolcular arasında o dönemin milyarderleri de vardı. Bunlardan birisi de bugünün parasıyla yaklaşık iki milyar dolar serveti olan John Jacob Astor’du. Parasını suya atıp üzerine otursa paranın kuru kalacağı süre hayatta kalması için yeterli olacaktı. Parası yanında olsaydı tereddüt etmeden bunu yapardı fakat onca paranın tahtadan yapılmış basit bir filika kadar değeri yoktu. O ve parası kimsenin umurunda değildi. Eminim ki, kendisini ilk defa bu kadar çaresiz ve değersiz hissediyordu. O an mutfakta pişirilmeyi beklen istakoz bile ondan daha iyi durumdaydı. Çünkü geminin batınca biri özgürlüğüne kavuşacak diğeri ise kuzey Atlantik’in buz gibi sularında can verecekti. Tanrı bile batıramaz dedikleri o devasa gemi daha ilk seferinde battı ve bin beş yüz kişiden fazla insana mezar oldu.

Yaklaşık yüz sene önce batmış ve suyun dört bin metre altında çürümekte olan bir gemiden bize ne diye düşünebilirsiniz. Elbette bize ne aslında sadece bizim için değil başkaları için de geçmişte kalmış bir trajedi. Ama yine de batan geminin adı Titanik.Hala filmleri yapılıyor.Mimarisi gemiye benzeyen oteller yapıp Titanik ismi konuluyor.Bunları anlatmamın nedeni geminin büyüklüğü veya çok fazla insan ölmüş olması değil;hiç birini tanımam ve bildiğim kadarıyla o kazadan sağ kurtulanlar da bugün hayatta değiller. Burada anlatmak istediğim asıl konu insanların yaşadıkları felaketlerden ve trajedilerden kendilerine hiçbir  ders çıkarmamaları.İçinde yaşadığımız dünyayı Titanik’e benzetebiliriz.Titanik’ten daha büyük ve daha fazla yolcusu olan devasa ve yuvarlak bir gemi.Hızla yol alıyor;kimileri gülüp oynuyor,kimileri manzaranın keyfini çıkarıyor,kimileri de bu gemide hizmetçilik yapıyor.Eninde sonunda bizim gemi de bir buz dağına çarpacak; biz buna kıyamet diyoruz..Biliyorsunuz Titanik buz dağına çarptığında insanların bir çoğunun bundan haberi yoktu;kimileri eğleniyor kimileri ise yataklarında uyuyordu.Ne zaman ki Atlantik’in buz gibi suları ayaklarına değdi o zaman korkunç gerçeği öğrendiler.Batmaz dedikleri gemi ıssızlığın ortasında imdat çığlıklarının arasında sessizce batıyordu.O gemiye binebildiği için kendisini ayrıcalıklı gören insanları sıra dışı bir ölüm bekliyordu.İleride torunlarına anlatmayı umdukları hikayeleri büyük bir trajediye dönüşmüştü.Yüzlerindeki o dehşet ifadesini Atlantik’in soğuk suları silecek ve bulunamayan cesetler için daha sonra mumlar yakılacaktı.

Bakıyorum etrafıma ve olanlara bir tarafta seller, bir tarafta yangınlar, diğer yandan salgınlar acaba bizim gemi de su mu alıyor? Yoksa buz dağına çarptık da haberimiz mi yok? Dünyayı türlü felaketler kuşatırken biz hiçbir şey olmamış gibi hayatımıza devam ediyoruz. Henüz vaktimiz varken kendimize bir filika mı alsak. Sonra şu bizim Astor durumuna düşmeyelim. Ölmek için illa batmakta olan bir gemide olmamız da gerekmiyor.Yeri gelmişken size dünyanın kayıtlara girmiş en sıra dışı ölümünü de anlatayım.Yıllar önce yabancı bir ülkede orman yangını çıkar.Uzun uğraşlar sonunda yangını söndürürler.Yangın yerinde yapılan incelemede üzerinde dalgıç kıyafetleri bulunan yanmış bir ceset bulurlar.Sonradan anlaşılır ki, uçaklar denizden su alırken yanlışlıkla adamı sudan alıp yangının ortasına bırakmışlar.Yani anlayacağınız suda yüzerken de yanarak ölebilirsiniz.Ölümün insanı nerede ne zaman hangi şekilde bulacağı belli değil,siz yine de gemi batarken yangın tüpünü hazır edin..

Görüyorsunuz batmaz denilenler batıyor,olmaz denilenler oluyor;uzak sandıklarımız bir de bakmışız gerçekleşiyor.Kiminin ayağına su değer,kimin başına taş düşer sonuçta olacak olan olur ve herkes hak ettiğini alır;kimi kazanır kimi pişman olur..

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

HAYAT EKSİK HAYATTA

2021-08-23 15:11:28

MUĞLA’NIN MANAVGAT İLÇESİ

2021-08-18 14:20:20

POSTA KUTUSU

2021-05-17 14:24:09

İKİ KİŞİLİK YALNIZLIK

2021-04-26 14:20:16

ORTAPEDİK DÖŞEK

2021-03-24 14:17:42

RUHUN DİYETİ

2021-03-15 14:30:04

ŞÜPHEME GÜVENEBİLİR MİYİM

2021-02-23 13:46:08

KEYİFSİZ GÜNLER

2020-12-02 10:03:22

İstikrar

2020-11-18 13:47:14

CEHALET Mİ KİBİR Mİ?

2020-11-09 10:20:22

MODERN FALCILIK

2020-09-03 11:49:33

GARİPLİKLER ÜLKESİ

2020-08-20 10:21:00

AŞK MI KURBAĞA MI

2020-08-15 12:41:39

NEREDEN BAKSAN İYİ NİYET

2020-06-24 12:26:59

YAŞAMA  TUTUNMAK

2020-06-10 16:21:57


+19
°
C
H: +22°
L: +18°
Manavgat
Çarşamba, 24 Ekim
7 Günlük Hava Tahmini
Sa Pe Cu Ct Pz Pt
+20° +20° +20° +18° +21° +22°
+19° +17° +16° + + +10°

GÜNCEL HABERLER