Hüseyin Özcan

HAKLI OLMAYA DEĞİL MUTLU OLMAYA ÇALIŞIN

huseyinozcan@manavgatinsesi.com

Şu değişim konusunu biraz abarttık diye düşünüyorum.Değişim bir nesneyi başka bir nesneyle değiştirmek anlamına gelebileceği gibi bir fikri başka bir fikirle değiştirmek anlamına da gelebilir.Günümüzde insanların eşya değiştirme konusunda bir tereddütleri  yok.Hemen karar verilip gerekli adımlar ve ödemeler yapılabiliyor.Ama aynı şeyin zihinsel anlamda olduğunu söyleyemem.Görüyorum ki, zihinsel olarak değişim fizyolojik değişimden çok daha zor.İnsanlar bir fikre sahip olduklarında,zamanla o fikir o insana sahip olmaya başlıyor.Farklı anlamlar yüklenip tabulaştırılıyor ve bir süre sonra da saplantıya dönüşüyor.Öyle ki, düşüncelerinin değiştirilmesinden korkuyor; sanki soyulup çırılçıplak bırkılacakmışcasına direniyor.Tuttuğu partiyi veya futbol takımını değiştiremeyenler bir de bakıyorsunuz cinsiyet değiştirebiliyor.Cinsiyet değişince sadece görüntü değişmiyor roller de değişiyor,davranış değişiyor kimlik değişiyor.Bu değişim kimileri için günlük yaşamda zor oluyor kadın iken erkek olmak erkek iken etek giymek kolay olmuyor.Cinsiyetsizlik söylemiyle bunun da çözümünü bulmuşlar.Yani ne kadın  ne erkek;her ikisinden de biraz var.Geçenlerde televizyonda şöyle bir haber dikkatimi çekti, hani şu oyunculara verilen ödüller var ya en iyi kadın oyuncu,en iyi erkek oyuncu,en iyi yardımcı oyuncu vs. şimdi bir de bu kategorilerin içine en iyi cinsiyetsiz oyuncu sınıfını eklemişler.Beyler işin şakası yok iş ciddi.Dünya sapkınlık yolunda hızla ilerliyor.Yarın birgün çocuğunuza ‘kızım!’ ya da ‘oğlum!’ diye hitap edemeyeceksiniz.Kanunla yasaklanacak ve denilecek ki, ‘çocuğunu etkileme cinsiyet tercihini kendisine bırak,belki de oğlun kız olmak isteyecek makyaj yapmaktan hoşlanacak!’ diyecekleri günün çok uzak olduğunu düşünmüyorum.

Son zamanlarda, ‘kadına şiddet önlensin,kadına hakları verilsin, kadınlar korunsun..’ gibi söylemlerin arttığını görüyorum.Bu söylemlerin göründüğü kadar masum olmadığını,gerçekleri yansıtmadığını ve insanlığa kurulan tuzakların üzerinin bu sloganlarla örtüldüğünü düşünüyorum.Dünyanın kurulduğu günden bugüne kadar yapılan hangi yasak hangi ceza suçun önüne geçebilmiş.Bugün ülkemizde olmasa bile ki, ben olmasından yanayım bir çok ülkede idam cezası uygulanıyor.Sonuç değişiyor mu, hayır kötülük artarak devam ediyor.Demek ki cezalandırmak çözüm değil.Tek çözüm var eğitim.İnsanları  daha çok küçük aşlarda iken eğitmelisiniz.Şiddetin kötülüğünü,güzel sözün de iyileştirici yönünü anlatmalısınız.Kadın olmanın bir kusur,erkek olmanın da bir güç gösterisi olmadığını da anlatmalısınız.

İstanbul sözleşmesinin içine ‘’kadının beyanı esastır’’ diye bir madde konulmuş ve erkeğe hiçbir söz ve kendini savunma hakkı bırakılmamış.Böyle adalet sağlanır mı?Dünyadaki bütün kadınlar dürüst ve namuslu mu?Ya kadın doğruyu söylemiyorsa ne olacak?Olacak bir şey yok yasa öyle diyor yalan bile olsa kadının beyanı esastır.Bu düzenlemeye göre bütün kötülüklerin kaynağı erkekler.Onlar zalim,onlar kötü ve sapık..Erkeklerin bu kadar şeytanlaştırıldığı bir ortamda nasıl aile kurulacak o aile nasıl korunacak.Bakın bunların hepsine bir bütün olarak bakılmalı.Kadın hakları zırvası ve cinsiyetsizlik konusu bir bütün olarak değerlendirilmeli.Burada hedeflenen şey ailedir.Aileyi ortadan kaldırmak; bozuk ve düzensiz bir nesil ortaya çıkarmak.

Aile düzen demektir, aile paylaşmak demektir aile bir arada yaşama kültürünün temelidir. Geçenlerde bir kitapta şöyle bir söz okudum. ‘’Bir babanın evlatları  için yapabileceği en güzel şey annelerini sevmesidir.’’Ne kadar harika bir bakış açısı. Niye bunlar bizim kitaplarımızda yazmıyor niye öğretilmiyor. Aynı kitapta yine şöyle bir söz daha okumuştum ‘’Düşmanlarımla dost olduğumda onları yok etmiş olmuyor muyum’’  Niye aileleri yok etmek yerine aradaki anlaşmazlıkları yok etmiyoruz. Hayatta her şey siyah veya beyaz değildir. Her zaman denenebilecek farklı yollar aranmalıdır. Daha ilk kavgada evden uzaklaştırma; bu nasıl bir mantık. İletişimi koparmakla konuşma ve anlaşma şansını yok ediyorsunuz. Güven duygusunu zedeliyor ve araya şüpheden duvarlar örüyorsunuz.

Kimseye akıl verecek, yol gösterecek durumda değilim ama görüyorum ki, uygulanan yasalar işleri düzeltmekten çok daha karmaşık hale getirmekte. Sizi  tanımayan insanlar sizin sorunlarınızı çözemez. İletişimde kalın araya yabancıları sokmayın. Yemek piştiği sıcaklıkta yenmez bazen biraz beklemeyi ve sakinleşmeyi mümkünse susmayı deneyin.Haklı olmaya çalışmayın bazen de haksız oluverin ne olacak sanki…Haklı olmaya değil mutlu olmaya çalışın…

GÜNÜN SÖZÜ:  Mutluluk bencilliğin bittiği noktada başlar..

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

MODERN FALCILIK

2020-09-03 04:49:33

GARİPLİKLER ÜLKESİ

2020-08-20 03:21:00

AŞK MI KURBAĞA MI

2020-08-15 05:41:39

NEREDEN BAKSAN İYİ NİYET

2020-06-24 05:26:59

YAŞAMA  TUTUNMAK

2020-06-10 09:21:57

VEFAYA NE OLDU

2019-12-30 01:24:37

KENDİNİZLE TANIŞIN

2019-12-23 06:28:19

KÖTÜNÜN EN KÖTÜSÜ

2019-11-19 05:38:27

HAYAT RAPORU

2019-11-06 06:18:39


+19
°
C
H: +22°
L: +18°
Manavgat
Çarşamba, 24 Ekim
7 Günlük Hava Tahmini
Sa Pe Cu Ct Pz Pt
+20° +20° +20° +18° +21° +22°
+19° +17° +16° + + +10°

GÜNCEL HABERLER