Gölgede Kalan Projeler, Öne Çıkan Polemikler: MATSO Seçimleri Nereye Sürükleniyor?

Mehmet YILMAZ

Manavgat iş dünyasının vizyonunu belirleyecek, kentin ticari dinamiklerine yön verecek Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası (MATSO) seçimlerine sayılı günler kala, sahada yaşanması gereken vizyon yarışının yerini maalesef sosyal medya sularında boğulan sığ tartışmalar almış durumda.

4 Ekim’de sandık başına gitmeye hazırlanan MATSO üyeleri ve kamuoyu, adayların Manavgat ekonomisini büyütmeye, esnafın ve tüccarın sorunlarını çözmeye dönük somut projelerini duymayı beklerken, dijital mecralarda üretilen içi boş polemiklerle karşı karşıya kalıyor. Oysa geçmiş seçim dönemlerine baktığımızda, rekabetin bile bir üslubu, adayların kente dair somut birer ajandası vardı. İlk kez bu derece ilkesiz ve projesiz bir seçim sürecine tanıklık ediyoruz.

Sosyal medya, doğası gereği bilgi kirliliğine son derece açık bir zemin.

Görünen o ki, adaylar maalesef seçimi kazanmanın yolunun vizyoner projeler açıklamak değil, sosyal medyayı manipüle etmekten geçtiğine inanıyor. Nitekim kamuoyunda adayların dijital mecralarda kendi adlarına alt düzey tartışmalar yürütecek birer “hesap” edindiği yönündeki algı gün geçtikçe güçleniyor.

Kontrolsüz paylaşımlar, kaynağı belirsiz iddialar ve kişisel ikballer uğruna feda edilen nezaket dili, yalnızca adaylara değil; Manavgat kamuoyuna, oda üyelerine ve en önemlisi de MATSO’nun kurumsal saygınlığına ağır darbe vuruyor.

Kent içi dayanışma ve ticaret kültürü, yapay olarak tırmandırılan bu kutuplaştırma siyasetine kurban ediliyor.

Burada adayların takındığı edilgen tavır ise meselenin bir diğer üzücü boyutunu oluşturuyor.

Taraflar, sosyal medyada yürütülen bu çirkin propaganda sürecinden kendilerini soyutlamaya çalışsa da bu çaba inandırıcılıktan son derece uzak kalıyor. Manavgat küçük bir yer değil belki ama kimin, kimin adına konuştuğunu, hangi sahte veya gerçek hesabın kimin yönlendirmesiyle klavye başına geçtiğini herkes gayet iyi biliyor. “Benim haberim yok” ya da “Destekçilerimin paylaşımı beni bağlamaz” yaklaşımı, liderlik sorumluluğuyla bağdaşmaz.

Bu kentin tüccarı ve sanayicisi; kişisel husumetlerin değil, kente katma değer sağlayacak projelerin yarışmasını istiyor. Adayların öncelikli görevi; kendi adlarına yürütülen bu kirli propagandayı derhal durdurmak, sosyal mecralardaki trollerin veya kontrolsüz hırsların arkasına saklanmayı bırakıp centilmence sahaya inmektedir.

MATSO gibi köklü bir kurumun seçimi, sosyal medya kavgalarıyla heba edilemez.

Kentin huzurunu, oda içi barışı ve kurumun itibarını zedeleyecek bu üsluba adaylar bizzat dur demelidir.

Unutulmamalıdır ki; sandık gelir geçer; ancak geride bırakılan tahribat ve zedelenen dostluklar kolay kolay tamir edilemez.

Manavgat’a yakışan, dedikodu ve polemik değil; vizyon, proje ve ortak akıldır.