10. yılında 15 Temmuz: Unutulmayan Destan, Dinmeyen Minnet

Bugün, Türkiye Cumhuriyeti’nin karşı karşıya kaldığı en karanlık gecelerden birinin ve o karanlığı canı pahasına aydınlığa kavuşturan şanlı direnişin 10. yıl dönümündeyiz. 15 Temmuz 2016 gecesi, milletimizin iradesine, devletimizin bekasına ve istikbalimize vurulmak istenen zincir; tankların, tüfeklerin karşısına göğsünü siper eden sarsılmaz bir inançla parçalanmıştır.

On yıl önce o tarihi gecede, her yaştan ve her kesimden insanımız sadece bir çağrıyla meydanlara, köprülere, havaalanlarına akın etti. Üzerlerine doğrultulan silahlara, tepelerinden atılan bombalara aldırmadan, ellerinde yalnızca şanlı al bayrağımızla “dur” dediler hain darbe girişimine.

O gece sokaklar sadece bir savunma alanı değil; vatan sevgisinin, hürriyet aşkının ve milli egemenliğin adeta ete kemiğe büründüğü birer abideye dönüştü.

Şehitlerimize Sonsuz Minnet

15 Temmuz gecesi vatanı için gözünü kırpmadan şehadet şerbetini içen 251 kahramanımızı rahmetle, minnetle ve derin bir özlemle anıyoruz.

Ömer Halisdemir’in gösterdiği o sarsılmaz cesaret,

Köprüde hain kurşunlara hedef olan gencecik fidanlarımızın fedakarlığı,

Meydanlarda son nefesini verirken bile “Vatan sağ olsun” diyen analarımızın, babalarımızın metaneti…

Onlar, bu toprakların sadece dününü değil, bugününü ve yarınını da kurtardılar. Bize düşen en büyük sorumluluk; canlarını bu aziz vatan için feda eden şehitlerimizin emanetine sahip çıkmak, o gece yazılan demokrasi destanını asla unutturmamaktır.

“Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır; toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır.”

Bu topraklarda özgürce nefes alabiliyorsak, bunu 10 yıl önce o gece canını ortaya koyan aziz şehitlerimize ve kahraman gazilerimize borçluyuz. 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nün 10. yılında, tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyor, gazilerimize şükranlarımızı sunuyoruz.

Milletimizin birliği, vatanımızın bütünlüğü daim olsun.

Doğan Sönmez / Haber